Malcom X'in Şehadetinin 49. Yılı
Bitmek bilmeyen bir enerjiyle çalışan MalcolmX bir düşünce ve aksiyon adamıydı. MalcolmX’i şahadetinin 49. yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.Malcolm X 19 Mayıs 1925’de Nebraska’da Bapdist Kilisesi’nde vaiz bir baba ve siyahi harekette aktif rol üstlenen bir annenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. 
Ekonomik ve o dönemdeki ırkçı saldırılara daha fazla dayanamayan annesi akıl hastanesine kaldırılınca Malcolm bakıcı bir aileye verildi. Öğrenimine ilk olarak Pleasant Grove okulunda başladı. Okulun çoğunluğu beyazlardan oluşuyordu. Irklar arasındaki gerilimin artması ve koruyucu aileye verilmesi sonucu Malcolm’un okulu değişir ve West Junior High School adlı yeni bir okula nakil olur. Orada da öğretmenleriyle problem yaşayan Malcolm, County Juvenile Hame isimli problemli çocuklar için kurulmuş okula gönderilir. Malcolm orada derslerine iyi çalışır ve başarılı olur. Ta ki İngilizce hocası derste Malcolm’a “büyüyünce ne olacaksın?” diyene kadar. Bunu o güne kadar fazla düşünmeyen Malcolm, “avukat!” cevabını verir. Bunun üzerine İngilizce öğretmeni ona ‘Biliyorsun, burada hepimiz seni severiz. Ancak sen bir zenci olduğunu unutmamalısın. Bir avukat olmak; bu bir zenci için gerçekçi bir ideal değil. Sen olabileceğin bir şey düşünmelisin. Senin çok kabiliyetli ellerin var. Neden bir marangoz olmayı düşünmüyorsun.’ Bu durum Malcolm’u derinden etkilemiş ve okuldan soğumasına, beyazlara yabancılaşmasına neden olmuştur. Ne kadar zeki olursa olsun ırkçılığın hayat boyu önüne engel olacağını düşünmeye başlamıştır.
ÇETE REİSİ MALCOLM X
Onun deyimiyle New York cennet, Harlem ise cennetin 7. katıydı. Nihayet hayalinin şehri Harlem’e de gider. O dönemde uyuşturucu, fuhuş, kadın ticareti ve hırsızlık Harlem’de ilk göze çarpanlardandır.  Malcolm burada ne yazık ki uyuşturucu ticaretine başlar. 17 yaşında bir zenci için çok fazla para kazanır. Hırsızlık da yapmaya başlayan Malcolm polisin takibine takılır. Uyuşturucu ve hırsızlık yolları kapanınca, kadın ticareti ve illegal kumar işi yapar. Bir gün illegal piyango yüzünde kumar dünyasının patronlarından biriyle başı derde girer ve ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Boston’dan arkadaşı Shorty onu bu durumdan kurtarmak ister ve arabasıyla kaçırır. New York’tan canını zor kurtaran ve tekrar Boston’a dönen Malcolm’u, ablası neredeyse tanıyamaz. Tam bir ateist olmuştur ve hiçbir ahlaki kural tanımamaktadır. Malcolm sürekli uyuşturucu kullanmakta ve günde yaklaşık 4 paket sigara içmektedir. Harlem’de yaptıklarından dolayı namı duyulan Malcolm, Boston’da bir hırsızlık çetesi kurar. Çeteyle birlikte yaptığı bir hırsızlık olayında çaldığı malın tanınması sonucu yakayı ele verir. Suçunu kabul eden Malcolm tutuklu yargılanır. Mahkeme ve yargılama süreci, hukukun siyahlara karşı nasıl önyargılı bir şekilde kullanıldığını açıkça gözler önüne serer. Çete üyelerinden olan Malcolm’un beyaz kız arkadaşı ve onun kardeşine bu işe zorla bulaştırıldıklarına dair kâğıtlar imzalatılır. Malcolm ve Shorty içeri atılır. Daha önce kayda değer suç kayıtlarının olmamasına rağmen sekiz ila on yıl ağır ceza verilir.
İSLAM’LA TANIŞMASI 
1946 yılında Charleston Devlet Hapishanesine kapatılır. İçinde tuvalet ve su bulunmayan küçük bir hücreye tıkılan Malcolm’un ihtiyaçlarını görmek için sadece bir kovası vardır. Hapiste bir insandan ziyade 22842 nolu mahkûm olarak muamele görür. Hapse girmek, Malcolm’a durulma ve sakin düşünme imkânı sağlar. Henüz yirmi yaşında olmasına rağmen katillerin arasında yatmaktadır. Kendini bu kitleden ayırt etmek için zekâsını kullanması gerektiğinin farkındadır. Bu nedenle kendisine kitap okumaya verir. Özellikle aldığı İngilizce dersleri Malcolm’un ileride geniş kitleleri ateşleyen, etkileyici bir hatip olmasında büyük katkı sunar.
HAYATINI DEĞİŞTİREN O MEKTUP
Malcolm, içinde bulunduğu Charleston’a göre imkânları daha iyi olan Norfolk’ta deneme hapishanesine nakil ister ve ısrarlı dilekçelerinin sonucu kendini Norfolk’a naklettirir. Malcolm için burayı önemli kılan sebep Norfolk’un geniş bir kütüphanesinin olmasıdır. Burada özellikle tarih, din ve biyografi kitapları okur. Ayrıca sürekli Yale ve Harvard gibi çevredeki üniversitelerden gelen gençlerle münazaralar yapar. Malcolm bir gün, kardeşi Reginald’den ‘Elijah Muhammed’in önderliğini kabul edip Müslüman olursa hapishaneden kurtulacağına dair’ bir mektup alır.  Malcolm bunun kendisini hapisten çıkaracak bir dümen olduğunu sanır ve düşünmeye başlar. Kardeşi mektubunda İslam dininin siyah adam için, Hristiyanlıktan daha iyi bir din olduğunu yazar. Aslında Malcolm hiçbir dine inanmamaktadır ama kardeşini dinler. Reginald bir gün hapishaneye ziyaretine gelir ve beyaz adamın şeytan olduğunu söyler. Malcolm hayatı boyunca karşılaştığı beyazları film şeridi gibi gözünün önünden geçirir.  Kardeşlerinden bazılarının da Müslüman olduğunu öğrenen bir mektup sonrası, Malcolm’un İslam’a olan ilgisi artmaya başlar. Diğer kardeşi Philbert, onu İslam Milleti lideri Elijah Muhammed’e mektup yazmaya teşvik eder. Malcolm, Elijah Muhammed’e bir mektup yazar. Elijah Muhammed ona bir mektup ve biraz para gönderir. Mektupta kendisini suçlu görmemesini, çünkü adil olan bir sistemde kimsenin kolay kolay suç işlemeyeceğini söyler. Zira Malcolm kendisini suçlu hissetmektedir. Bu mektup sonrası Malcolm’da yıllar önce terk ettiği din ve Allah inancı yeniden canlanır. Malcolm İslam Milleti hareketine üye olunca, bir beyazın soyadı olan, Litte soyadını reddeder ve soyadını X olarak değiştirir. X, bilinmeyeni temsil etmektedir. Malcolm X İslam Milleti hareketine katıldıktan sonra hızla yükselir. O güne kadar kötü işlerde kullandığı yeteneğini İslam Milleti için kullanmaya başlar ve kısa zamanda hareketin içinde sivrilir. Sırasıyla Boston’da vaizlik, peşinden New York yedi nolu camiye din adamı olarak tayin edilir. Burada yaptığı faaliyetler neticesinde FBI tarafından takibe alınır. Son olarak da İslam Milleti hareketinin birinci sözcüsü olur ve ünü ülke dışına yayılır. Afrika ve Orta Doğu ülkelerinden çağırılır ve buralarda Afro-Amerikalıların haklarını savunmak için yaptığı faaliyetleri anlatır.
HIZLI GENÇLİK YILLARI
Bu buhranlı çocukluk yıllarından sonra Malcolm X 1941 yılında üvey ablası Ella’nın yanına giderek orada yaşamaya başlar. Ablası Malcolm’u disiplinli yetiştirmek istemesine rağmen burada Shorty lakaplı bir gediklinin yardımıyla hızlı bir gençlik hayatı yaşar. Ablası Ella, askere alınmasını önlemek ve arkadaşı Sphis’dan ayırabilmek için, Malcolm’a bir tanıdığı vasıtasıyla Boston, New York ve Washington arasında çalışan trenlerde bulaşıkçılık işi bulur. Tabi ki Malcolm’un amacı New York ve Washington gibi büyük şehirleri görmektir. Özellikle Harlem’i merak eder.
ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ
Zamanla Malcolm X kabına sığmaz bir hal alır ve İslam Milleti hareketinin daha aktif olmasını, ortak amaca hizmet eden farklı gruplarla işbirliği yapması gerektiğini savunur. Elijah Muhammed ise daha ihtiyatlı ve yalnız yürümeyi istemektedir.1962 yılında sadakatle bağlı olduğu lideri hakkında rahatsız edici bilgiler duymaya başlar ve gerçek olduklarını bizzat Elijah Muhammed’den öğrenir. John F. Kennedy suikastı üzerine basına yaptığı açıklamadan sonra ipler iyice kopar ve İslam Milleti’nden ayrılır. Hacca gitmesi Malcolm X için birçok kavramın değişmesinin başlangıcı olur. O güne kadar ırkçılık ve zenci hakları üzerinden okuduğu İslam’ı yeniden keşfeder. Mekke’den hanımına aynen şunları yazar: “İnanamayacaksın ama tenleri beyazdan daha beyaz olan insanlarla aynı bardaktan su içtim ve aynı tabaktan yemek yedim. Hepimiz bir kardeştik. Ben artık ırkçı bir Müslüman değilim. Gerçek peygamberimiz olan Hz. Muhammed ırkçılığı yasaklamıştır.” Hac dönüşü ideali evrensel boyut kazanır ve beyaz insanı şeytan olarak görmekten uzaklaşır. Bu yenilik Malcolm’un ismine de yansır ve İsmini Malik El-Shabazz (Hacı Malik Şabaz) olarak değiştirir.
HACI MALİK ŞABAZ’IN ŞEHADETİ
Malcolm’daki bu değişim dalga dalga Amerika’ya yayılmaya başlamıştır. Hacdan döndükten sonra birçok İslam lideri ve dünya lideriyle görüşür, konferanslar verir. Tüm medya ve diğer bazı odaklar onun peşindedir, tüm gözler onun üzerindedir. Bundan böyle o, konuşmalarına şöyle başlayacaktır; “Kardeşlerim, dostlarım, FBI, ve CIA...” Malcolm X, mücadelesini daha da evrenselleştirmek ve uluslararası bir güce kavuşturmaya çalışır. Bundan rahatsız olan çevreler Malcolm X’in evini bombalar. Bombalı saldırıdan kendisi ve ailesini zor kurtulan Malcolm X, Harlem’de Audubon Konferans Salonu’nda 400 kişiye konuşma yaparken üç zenci tetikçi tarafından  hanımı ve çocuklarının gözü önünde acımasızca vücuduna isabet eden 16 kurşunla vurulur. Hastaneye kaldırılırken yolda şehit olur. Malcolm X öldüğünde gazeteler, ‘Malcolm X meteliksiz öldü’ diye manşet atar. Yermek için attıkları bu manşet onun için bir şereftir. Malcolm X 1965 yılında şehit olarak insanlık tarihindeki büyük İslam kahramanları arasındaki yerini alır
  
1195 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam3
Toplam Ziyaret135083
AFRİKA DERGİSİ

Takvim
AFRİKA STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ
AFRİKA-TÜRKİYE ENSTİTÜSÜ
AFRİKA'DA TASAVVUFİ HAREKETLERİ İNCELEME ENSTİTÜSÜ
Saat